Mevsimlerin şahı, yağmur sevenlerin baştacı sonbaharın serin günlerini tenimizde hissetmeye başladık. Şimdi yarı kapalı yarı açık havalarda üzerimize bir tık kalın giysiler geçirip uzun yürüyüşler yapma zamanı. Belki yürüyüşten sonra bir şey içmek için de bir yerlere oturmak istersiniz. Bunun için ihtiyacınız olan tek şey, biraz doğa ve şirin bir mekan.

 

Yoros Kafe / Anadolu Kavağı

yoros kafe

Anadolu Kavağı, şaşırtıcı bir şekilde hala İstanbul’un doğasını doyasıya tadabileceğiniz yemyeşil bir mekandır. Özellikle sonbaharda sararan yapraklarla birleştiğinde büyülü bir yere dönüşüyor. Anadolu Kavağı’nın hemen yanında yer alan Yoros Kalesi, dünya güzeli boğaz manzarasını ayaklarınızın altına seriyor. İşte bu güzel mekana sakin bir doğa yürüyüşü yaptıktan sonra hemen kalenin yamacında yer alan Yoros Kafe’de oturup sıcak bir şeyler içebilirsiniz. Mekanın kahvaltısı da şahane, belirtmeden geçmeyelim.

 

Sarı Köşk / Emirgan Korusu

İstanbul’un şehir içindeki nefes hatlarından biri de şüphesiz ki korular. En güzel korularımızdan biri de Emirgan Korusu. Son yıllarda lâle zamanında yapılan lâle festivaliyle de sık sık uğranılan mekanlardan biri haline geldi. O güzelim lâleleri görmek için tüm İstanbul Emirgan Korusu’na koşuyor her sene. Ancak siz sonbaharın tadını çıkarmak için de bu güzel koruya uğrayabilirsiniz. Boğaz havası eşliğinde bir yürüyüşten sonra Sarı Köşk’te bir şeyler içebilir, atıştırabilirsiniz.

 

Kır Kahvesi / Yıldız Korusu

Beşiktaş’tan Ortaköy’e doğru yürürken hemen solunuzda saklı bir cennet yer alıyor: Yıldız Korusu. İçeriye girdiğinizde şehrin tüm kaosundan bir anda uzaklaşıyor ve büyük ağaçların gölgeleri arasında rahatlıyorsunuz. Yürüyüş yapmak, küçük bir piknikle dinlenmek, bir şeyler okumak için size en yakın ve en uygun mekanlardan biri kesinlikle. İçinde de Kır Kahvesi bulunuyor. İçinizi ısıtmak istediğinizde güzel bir mola verebilirsiniz.

 

Büyükada / Loc’Ada

İstanbul öyle güzel bir şehir ki isterseniz içindeki saklı cennetlerde keyifli bir sonbahar yaşayabilirsiniz; dilerseniz hemen yanı başındaki adalardan birinde hoş vakitler geçirebilirsiniz. Ne de olsa sonbaharda deniz üzerinde olmak bir başka keyifli oluyor. Özellikle ada müdavimlerinin gözbebeği olan Büyükada’da oldukça güzel mekanlar bulunuyor. Mesela Loc’Ada’ya güzel bir kahvaltı için gidip, sonrasında dinlendirici bir yürüyüş yapabilirsiniz.

 

Polonezköy / Stella

polonezkoy

İstanbul’un en bakir yerlerinden biri de şüphesiz ki Polonezköy’dür. Yemyeşil ve dinlendirici doğasıyla, yeşilin tonlarını hafızanıza kazıyan görselliğiyle gerçekten İstanbul’un cennet yerlerinden biri. Polonezköy tam bu nedenlerle özellikle çocuklu aileler için çok fazla tercih ediliyor. Ailece güzel bir gün geçirip, tatlı anılar biriktirebileceğiniz bu mekanda kendinize güzel bir pinkik hazırlayabilir ya da Stella gibi tatlı bir mekanda sonbaharın tadını çıkarabilirsiniz.

 

Şile / Saklıgöl Kafe

sakligöl kafe

Ümraniye yolunda ilerlerken Şile tabelasından sapın ve bir saatlik  yolculuktan sonra dünyanın en güzel mekanlarından birine varın: Saklıgöl. İster deniz kenarında, ister muhteşem doğasında keyifli saatler geçirmenin mümkün olduğu bu yerde güzel bir yürüyüşten sonra balıkçı teknelerinde satılan balık ekmekten yiyebilirsiniz. Ne de olsa sonbaharın en güzel yiyeceklerinden biri de balıktır. Bölgede doğa içine kurulmuş birçok mekan bulunuyor. Dilerseniz Saklıgöl Kafe’de dinlenip kendinize sıcak bir şeyler ısmarlayabilirsiniz.

 

Atatürk Arboretumu

ataturk arboretumu

Belgrad Ormanı’nın içindeki 296 hektarlık bir alana yayılan Atatürk Arboretumu, İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi’nin öğretim üyeleri ve öğrencilerinin araştırmaları için kullanılan bir mekan. Ancak mekan bir süredir doğaseverlerin de ziyaretine açılmış durumda. Hal böyle olunca da bu güzel yerde saatler geçirip, uzun yürüyüşler yapıp, doğayla bütünleşmek şart oluyor. Göl kenarında oturup biraz doğayı dinlemek ve sonbaharda yenilenen toprağı hissetmek gerçekten paha biçilemez bir zevk.

 

Riva / Kulindağ Dağ Evi

Kulindağ, Kavacık sapağından Riva’ya giderken yolunuza çıkan Mahmut Şevket Paşa Köyü ayrımından ulaşabileceğiniz ormanlık bir alan. Burada Kukindağ adında muhteşem bir dağ evi bulunuyor. İstanbul’a bu kadar yakın ve bu kadar doğa içinde bir işletmeyle karşılaşmak gerçekten insana hayret veriyor. Çünkü sapaktan saptığınız andan itibaren İstanbul’la hiçbir ilginiz kalmıyor. Serin sonbahar akşamlarında kamp ateşi etrafında güzel bir gece geçirmek için de harika bir mekan.

İlgili Yazılar

Yorum Yap