Tarihi Yarımada İstanbul’da gezilmesi ve görülmesi gereken tarihi yapıların birçoğunu bünyesinde barındırır. Roma, Bizans ve Osmanlı gibi medeniyetlere ev sahipliği yapan bölge her daim şehrin merkezi olmuştur. Marmara, Haliç ve Boğaziçi ile çevrili olması ona paha biçilmeyecek bir güzellik kattığı gibi stratejik bir öneme sahip olmasını da sağlamıştır. Tarihi Yarımada’daki ziyaret edilmesi gereken tarihi yapıların sayıları ise oldukça fazladır. Bu yapılar içinde bazıları taşıdığı önem nedeniyle ”mutlaka ziyaret edilmesi gereken” çatısı altına incelenebilir. İşte İstanbul’un Tarihi Yarımadası’nda mutlaka ziyaret etmeniz gereken 10 tarihi yapı.

 

Topkapı Sarayı

topkapi sarayı

Topkapı Sarayı bu bölgede en çok ziyaret edilen yapılar arasında bulunmaktadır. 15. yüzyıl ve 19 yüzyıl arasında Osmanlı padişahlarının yaşadığı bu saray mutlaka görülmesi gerekenler arasındadır. Sarayda en iyi Çin porseleni koleksiyonlarından Padişahların kıyafetlerine kadar birçok önemli eseri görmek mümkündür. Aynı zamanda sarayda 10.000’in üzerinde minyatür eser sergilenmektedir.

 

Aya İrini Kilisesi 

St. Eirene’nin yani Aya İrini Kilesi’nin 6. yüzyıl civarında yapıldığı tahmin edilmektedir. İstanbul’da bulunan en eski Bizans yapılarından biri olan bu yapı, Osmanlı döneminde silah deposu olarak da kullanılmıştır. Aya İrini şu anda birçok sanatsal aktiviteye ev sahipliği yapmaktadır.

 

Sultanahmet Camii 

17. yüzyılda I. Ahmet tarafından yaptırılan bu cami 6 minaresi ile hem Türkiye’nin hem de dünyanın mutlaka görülmesi gereken yapıları arasındadır. İznik çinileri ile süslü olan cami ”Mavi Camii” olarak da bilinmektedir. 6 minareli olması nedeniyle büyük öneme sahiptir.

 

Yerebatan Sarnıcı

Güzelliğiyle büyüleyen Yerebatan Sarnıcı Sultanahmet Meydanı yakınında bulunan Divan Yolu üzerindedir. Bizans döneminde yapılan ve İstanbul’un en büyük sarnıçlarından bir tanesi olan yapı, Belgrad Ormanları’ndan getirilen suyun depolanması amacıyla yapılmıştır. Sarnıç Osmanlı döneminde Osmanlı’nın durağan değil akan su sevmesinden kaynaklı olarak saray bahçelerinin sulanması için kullanılmıştır.

 

Kapalıçarşı 

kapalicarsi_3

İçinde bulunan ürün ve dükkân çeşitliliği ile günümüzde de ilgi çeken Kapalıçarşı’da Kuyumcular, Nuruosmaniye, Sepetçihan, Takkeciler, Tavukpazarı, Zenneciler, Beyazıt, Çarşıkapı, Çuhacıhan ve Mahmutpaşa gibi kapılar bulunmaktadır. Kapıların çokluğu Tarihi Yarımada’da tarihi gezi yaparken buraya ziyareti kolaylaştırır. Birçok hanı ve sokağı bünyesinde barındıran Kapalıçarşı, İstanbul’a gelen turistlerin hem tarihi hem de alışveriş amaçlı ziyaret ettiği bir yerdir.

 

Beyazıt Camii 

1505 yılında II. Beyazıt tarafından yaptırılan Beyazıt Camii dönemin külliyesi olarak yaptırılmıştır. Yapıldığı dönemde konaklama, kervansaray, mutfak, hamam ve medrese kısımları bulunmaktaydı. Şu anda dönemin medresesi Türk Hat Sanatları Müzesi, dönemin mutfak ve kervansarayı ise İstanbul Üniversitesi Kütüphanesi olarak kullanılmaktadır.

 

Süleymaniye Camii

suleymaniye camii

1550- 1557 tarihleri arasında Kanuni Sultan Süleyman onuruna Mimar Sinan tarafından yapılan Süleymaniye Camii, klasik Osmanlı mimarisinin önemli eserlerinden bir tanesidir. Mimar Sinan Süleymaniye Camii için ”Kalfalık dönemi eserim” dese de bu cami görenleri büyülemektedir. Cami olağanüstü bir akustiğe sahiptir.

 

Ayasofya

Bizans İmparatoru II. Theodosius tarafından 428- 443 yıllarında arasında Bozdoğan Kemeri vasıtasıyla su depolamak için yaptırılan bu sarnıç, uzun uğraşlar sonucunda bu yıl (2018) ziyarete açılmıştır. Çemberlitaş’ta bulunan bu sarnıç atmosferi ile Yerebatan Sarnıcı’na oldukça benzemektedir.

 

Gülhane Parkı

gulhane-park

Gülhane Parkı Topkapı Sarayı’nın dış bahçelerindendir. Böyle bir konumda olması çevresinde bulunan tarihi yapıları ve müzeleri gezmeye de elverişli olmasını sağlamıştır. Gülhane Parkı 1912 yılında Cemil Topuzlu tarafından park haline getirilmiştir. Osmanlı’nın has bahçesi olarak bilinen bu yer birçok tarihi eseri görmeye ve ağaçların gölgesinde kuş cıvıltılarını dinlemeye olanak tanımaktadır.

 

Çemberlitaş

I. Konstantin Çemberlitaş semtinde bulunan Çemberlitaş sütununu Roma’da bulunan Apollon Tapınağı’ndan söktürmüştür. Ve bu bölgenin eski ismi olan Forum Konstantin’e M.S 300 yılında kendi onuruna diktirmiştir. Sütun her biri 3 ton olan 3 metre çapındaki 8 adet taştan oluşmaktadır ve bir kaidenin üzerine oturtulmuştur. Bir rivayete göre Çemberlitaş dikilirken yapımına Hz. İsa’nın mezarından çıkarılan bazı eşyalar konulmuştur.

İlgili Yazılar

Yorum Yap